Volkan Kemal Ergenekon Facebook ProfilCinler Alemi - Metafizik Araştırmalar Merkezi - Volkan Kemal Ergenekon@CinlerAlemiVolkan Kemal Ergenekon Google Plus +Kamu Emekcileri . Org Volkan Kemal ERGENEKON


Cin Nedir?

Rabbimiz (cc) tarafından dumansız ateşten yaratılmış olan bilinç ve irade sahibi varlıklardır. İnsanlar genellikle cinleri göremezler ve zorlukla iletişim kurabilirler. Ancak cinler insanlarla çok rahat iletişim kurabilir ve insanları rahatlıkla etkileyebilir. Ümmetler halinde yaşamaktadırlar. Kur’an’da bildirildiğine göre İblis adı verilen varlık da cinlerin soyundandır. Şeytan olarak tabir edilen varlık insanlardan da çıkabilmekte birlikte genellikle cinlerden çıkmaktadır. Ancak cinlerin tamamını kötü ve şeytani varlıklar olarak tanımlamak doğru değildir. Cinlerin İblis’e tapanlar bulunduğu gibi mümin, Müslüman olanları da bulunmaktadır.

Cinler Genellikle Nerelerde Bulunurlar?

İbadet edilmeyen, duvarlarında ayetlerin bulunmadığı, kedi ve köpeklerin beslendiği, insan ve hayvan resimlerinin bulunduğu evlerde, içkili ve çok sigara içilen, rutubetli, güneş almayan mekânlarda; bahçesinde özellikle incir ve nar ağacı bulunan evlerde, kapı eşiklerinde, su birikintilerinde, çöplüklerde ve mezarlık kenarlarında, temizliğine dikkat edilmeyen banyo ve tuvaletlerde, eski mezarlıklar üzerine inşa edilmiş olan binalarda bulunurlar.

Cinler Kaç Sınıftır?

Cinler genel olarak 3 sınıftır.

1-) Havada uçabilen cinler

2-) Kedi köpek yılan şekline girebilen cinler

3-) Meskûn mahalle yerleşen ve ihtiyaç hissettiğinde yolculuk yapabilen cinlerdir.  (Kaynak: el-Hâkim)

Şeytan, Cin Sınıfından mıdır?

Şeytan kelimesinin “Salah ve hayırdan uzak oldu” manasına gelen, şatane fiilinden müştak olduğu kabul edilir. Görünmeyen ve insanlara kötü telkinlerde bulunarak onları azıtan mahlûk manasındadır ki şeytan cin sınıfındandır. Bir başka ifadeyle bu manada şeytan, cinlerin asi takımına denir. Hadislerde cin ve şeytan iki ayrı sınıfmış gibi ifade edilmiştir. Muhakkik ulema her ikisinin de esas itibariyle bir nevi olduğunu, biri kâfir kalarak şeytan, diğeri iman ederek cin adını aldığını söylemiştir. (Kütübü Sitte, c. 4, s. 347)

Ancak yine de Mutezile ve Kadiriye gibi mezheplerde farklı düşünceler mevcuttur. Eğer şeytan melek sınıfındansa ve melekler de her türlü günah ve isyandan arî olduklarına göre, şeytan da bu fiili işleyip, Âdem (as) önünde secde etmeyip rabbimize (cc) isyanda bulunduğuna göre, şeytanın fizyolojik olarak melek sınıfında düşünülebilmesi aklen ve ilmen kabul edilemez. Ayrıca cinlerin hepsi Müslüman olmadıkları gibi her dine mensup olanları hatta ateist ve satanist olanları bile mevcuttur.

Cinler İnsanların Bedenine Neden Girerler?

Elbette cinin insan bedenine girmek için bütün gücünü sarf etmesinin bazı sebepleri vardır. İnsanın cine herhangi bir kötülükte bulunması, mesela üzerine sıcak su dökmek veya işemek yahut istemeden üstüne oturmak gibi… Cin insanın farkına varmadan yaptığı bu fiilleri kasıtlı davranışlar olarak düşünüp, bedenine girerek intikam almak isteyebilir.

Aşk: erkek bir cinin bir kadına veya kadın bir cinin erkeğe âşık olması halinde bedene girme söz konusudur. Bu durumda cin insan bedenine girerek onun sadece kendisine ait olması amacıyla onu evlilikten uzaklaştırabilir.

Cinin insana zulmetmesi: Cin şehevi bir duyguyla veya cinler âlemin de işlediği bir suçtan dolayı saklanmak amacıyla insan bedenine girebilir.

Görevli olmak: Bu durumda cin herhangi bir büyücü tarafından görevlendirilmiştir ki biz bunu daha ileride ayrıca izah edeceğiz.

Cinlerin En Bariz Güçleri ve İmkânları Nelerdir?

Öncelikle cinlerin hareket hızı ve kabiliyeti insanlardan üstündür. Bir örnek verecek olursak cinlerden bir ifritin Süleyman (as) karşı taahhüdüdür ki, bu söze göre Yemen melikesinin tahtını Süleyman (as) yerinden kalkmasına imkân bulmadan çok kısa bir süre içinde Beytü’l–Makdis’e getirmiştir. Neml Suresi 39. ayette bu konu şöyle belirtilmiştir:

Cinlerden bir ifrit: “Sen yerinden kalmadan önce onu sana getiririm. Buna karşı güvenilir bir güce sahibim” dedi.

Diğer yaratıkların şeklinde insanlara görünebilmeleri de onların akla durgunluk veren kabiliyetlerindendir.

Cinlerin Bizden Üstün Oldukları Hususlar Nelerdir?

İnsanoğlu 3 boyutlu dünyada, cinler ise 4. boyutta yaşamaktadır. Dolayısıyla bizden bir üst boyutta oldukları için bizi görebilmekteler, biz ise onları görememekteyiz.

İkinci üstünlükleri fizyolojik yapıları gereği her şekle girebilmektedirler.

Üçüncü üstünlükleri ışık hızında oluşlarıdır. Yani saniyede 300.000 km hıza sahip oldukları için dünyanın çevresini 1–2 saniyede dönebilmektedirler. Einstein’ın kuramı gereği bir madde ışık hızına ulaştığı zaman demateryalize (madde ötesi) olur. Bu varlıklar da bu hıza sahip olduklarından maddeden enerjiye dönüşebilmekte, kapı ve pencereleri kırmadan öbür tarafa geçebilmektedirler.

Cennet ve Cehennem Cinler İçin de Söz Konusu mudur?

Hasan-i Basri’ye (ra) göre cinlerin müminleri cennete gidecektir. Mücahide göre müminleri de cennete giremeyecektir. Ahirette Onlara tıpkı hayvanlara denildiği gibi “toprak olun” denilecektir. Şafii, Malik, İbnu Ebi Leyla gibi ulema ise iyilerinin de mükâfat, kötülerinin de azap göreceklerini söylemişlerdir. (Kütübü Sitte, c. 4, s. 348)

Benim şahsi görüşüm ise Zariyat Suresi 56. ayetinde “Ben insanları ve Cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” diye belirtildiğine göre onlarda kesinlikle cennet ve cehennem mefhumuyla mükelleflerdir. Ancak cinlerin cehennemi buzullardan yaratılmıştır. Cinler ateşten meydana geldikleri için Rabbimizin cezalandırması bu şekilde tahakkuk edecektir.

Tabii ki diğer konularda olduğu gibi, cehennem bahsinde de âlimler tenakuza düşmüştür. Bir kısım ulema onların ahiret de tekrar diriltilmeyeceklerini dolayısı ile cennet ve cehennemin onlar için söz konusu olamayacağını iddia etmişlerdir ki bu konu hem ayetlere hem de hadislere tamamen zıt bir bakış açısıdır.

Yüce rabbimizin “Rabbinin rahmet ettikleri müstesna. O, onları işte bunun için yaratmıştır. Rabbinin, ‘Yemin olsun ben cehennemi, tümden insanlar ve cinlerle dolduracağım!’ sözü tamamlanacaktır. (Hud Suresi, 119)” şeklindeki buyruğu bu bakış açısının yanlış olduğunun, cinlerin de insanlar gibi cehenneme gireceklerinin çok açık bir kanıtıdır.

Cinlerin Gücünden İstifade Edilebilir mi?

Cinlerin insanüstü güçlerinden istifade edilebileceğine Kuran-ı Kerim’de işaret vardır. Nitekim Hz. Süleyman (as) cinlerden istifade etmiş, emrinde istihdam etmiş, onları asker olarak (Neml Suresi, 17) ve müşavir olarak (Neml Suresi, 38–39) kullanmıştır. (Kütübü Sitte, c. 4, s. , 349)

Günümüzde ise cinlerden çok ileri boyutta olmamakla birlikte istifade etmek mümkündür. Hatta bu çalışma devlet bazında bile yönetilmektedir. International Herald Tribune’unun bir haberine göre Rusya, bu tür ruhsal olaylar için araştırma ödeneği olarak yıllık 12 milyon Ruble gibi inanılmaz bir rakam ayırmıştır. İsrail Haber Alma Teşkilatı Mossad ise, yıllık 5,5 milyon Amerikan doları gibi bir meblağı bu faaliyetlerde harcadığını resmen kendi Internet sitesinde belirtmiştir.

Cinlerin Gönderdikleri Haberlere İnanılır mı?

Cinlerin çok büyük bir kısmı İblis’in (yandaki resimde tasviri bulunan varlık) emrinde oldukları için, İblis ise insanoğlunu öncelikle küfre, bunu başaramazsa büyük günahlara sürüklemek istediği için söylediklerine inanılmaz. Özellikle süfli cinler reenkarnasyon itikadını aşılamakla kişiyi İslam’ın temel akidelerinden kıyamet, haşir, neşir, cennetle cehennemin inkârına götürürler. (Kütübü Sitte, c. 4 s. 356)

Nasıl insanların doğru ve yalan söyleyenleri varsa, aynı şekilde cinlerinde değişik karaktere ait olanları vardır. Ama büyük bir kısmı süfli oldukları için, içlerinde doğruyu söyleyenleri ve takva olanları çok azdır. Hatta büyük bir kısmı önceleri doğruyu söylemek suretiyle insanın güvenini kazanırlar, güven oluşturduktan sonra da yavaş yavaş o kişilerin inançlarını saptırmaya başlarlar.

Cinler İnsanlardan Zeki midir?

Cinler, ilim ve zekâ olarak sanıldığının tersine insanlardan geridedirler. İlmi genellikle insanlardan öğrenirler. Zekâ seviyeleri 10–12 yaşındaki çocuğunki kadardır.

Cinler Evlenirler mi?

Kehf Suresi 50. ayetinde mealen “Şimdi siz beni bırakıp ta düşmanınız olduğu halde onu ve neslini dost mu edinir misiniz?” denmektedir. Ayette geçen nesil kelimesi sebebiyle Onların evlendiğinin burada sarih olduğu söylenmiştir. (Kütübü Sitte, c. 15, s. 473)

Hatta onlar aile bağları açısından, insanoğlundan daha tutucu ve birbirlerine daha düşkündürler. Bulundukları yeri terk ettiklerinde hep kabile kabile yolculuk yaparlar. Kendi dinlerinden olanlara aşırı bağlılıkları, sadakatleri vardır.

Cin ve Peri Aynı Yaratıklar mıdır?

Peri Farsçada cin demektir. Pratikte ise perilerin, cinlerin güçlü olanlarına denildiği anlaşılmaktadır. Gerek Yunan gerek Hint mitolojisinde periler altın sarısı, uzun saçlı, çok güzel, dişi cin şeklinde tasvir edilmekte ise de gerçekte cinlerin en şedit olanlarıdır. Çok büyük bir kısmı ateisttir (dinsizdir). Az bir kısmı da şeytana tapmaktadır. Nihayetinde periler de cin taifesindendir. 1993 Yılında Çengelköy Talimhane’den kocasının kucağında bir bayan hasta getirmişlerdi bana. Ayaklarını yere basamıyordu. Kendisi cinleri görüyor ve konuşuyordu. Cinler kadının ayaklarının iç derisini yakmışlardı. Kocası “Doktorlar görünce şok oldular Volkan Bey. Böyle bir vaka ile ilk defa karşılaşıyoruz dış deri yanmadan iç deri nasıl yanmış diye şaşkınlıklarını ifade ettiler” dedi. Bu olay hafızamda kalan ilginç vakalardan biridir.

Önce Cinler mi Yoksa İnsanlar mı Yaratılmıştır?

Cinler insandan evvel yeryüzünün idare ve tedbirini görmekle vazifelendirilmişlerdir. Ancak yeryüzünde çok kötülük yaptıkları, fesat çıkardıkları için sonunda bu görevden azledilmişlerdir. Yerlerine insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir. (Saadet-i Ebediye, 657)

Cinler Gaybı Bilebilirler mi?

Geleceği Yüce Rabbimizden başka kimse bilemez. Gayb ilmi peygamberlere (as) dahi verilmemiştir. Ancak Allahın bildirmesiyle bilebilirler, kendi cüzi iradeleri ise bu imkânsızdır. Nitekim Sebe Suresi 14. ayette şöyle buyrulmaktadır:

Sonra vaktaki, Onun (Süleyman as) ölüm ile hükmettik. Onun vefat etmiş olduğuna asasından yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası onlara delalet etmiş olmadı. O vakit yere düşüverdi. Cin taifesi anlamış oldu ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı o ihanetli azap içinde kalmış olmazlardı.

Kadı Bedrüddin-i Şebliin’in Akam-ül-Mercan kitabı Arabî olup büyüktür. Hep cinden bahsetmektedir. Bir yerinde diyor ki:

Cinden geçmiş, olmuş şeyleri sorup öğrenmek caizdir. Gelecekte olacak şeyleri sormak caiz değildir. Geçmiş şeyleri görüp, işitip bilirler. Geleceği bilemezler. (Seadet-i Ebediye, s. 658)

Cinler Neden Gece Vakti Uyanıktırlar?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi onlar 4. bizler 3. boyutta olduğumuz için yani boyut farkından dolayı onların gecesi bizim gündüzümüz, bizim gecelerimiz onların gündüzüdür. Sevgili peygamberimiz (sav) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır:

Gece karanlık basınca veya akşama girdiğinizde çocukları alıkoyun! Çünkü iblisler o zaman yayılır. Geceden biraz geçince onları serbest bırakın. Kapıları kilitleyin. Allah’ın adını zikredin; zira İblis kilitlenmiş kapıları açamaz! ... (Sahih-i Buhari, Cabir b. Abdullah (ra) )

Cinlerle İnsanlar Birbirleri ile Evlenirler mi?

İsra suresi 64. ayette Allah (cc) şöyle buyurmuştur. “Mallarına ve çocuklarına ortak ol!” Bir Hadisi şerifte peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:

Eğer, kişi hanımı ile cinsi ilişki kurarken besmele çekmezse, şeytan zekerine girer ve Onunla beraber o da cima eder. (İmam-ı Şibli, Ahkamu’l Mercan)

İbn-i Teymiye de insanlarla cinler birbirleriyle cinsi temasta bulunabilir ve aralarında normal bir çocuk doğabilir. Bu çok vukuu bulmuştur demiştir. (El-Mecmu, 19/939)

El-Hafız’i Hacer’i. Abbas (ra) şöyle rivayet etmiştir:

Kişi, eğer adet halinde olan hanımı ile cinsi temasta bulunursa şeytan ondan önce davranır. Kadın ondan hamile kalır ve doğan çocuk da muhannes olur. Muhannesler, cinlerin çocuklarıdır.

Birçok tarihçiler ve Hadisçiler insanlarla cinlerin evlendiklerine dair birçok eser zikretmişlerdir. Mesela Ahmed b. Süleyman, En-Neccad, Emalisinde Ameşten, Ebu Bekr El-Haraiti ile İ. Ebu Şeybe El-Kelait kitabında bu konuları tahriç etmiştir. Kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki bu konu asla heveslenilecek bir konu değildir. Bunu, bana gelenlerden bu tür evlilik özlemi içinde olan bayağı çok kişi gördüğüm için belirtiyorum. Böylesi bir evlilik hem tehlikeli, hem de sağlıksızdır… Bizim onların enerjisine tahammül edebilmemiz ve uzun süreçte dayanabilmemiz hemen hemen imkânsız… Her ne kadar ulema bu konuda da tenakuzlu davransa da realite bu yöndedir…

Acele Etmenin Cinlerden Kaynaklandığı Doğru mudur?

Evet doğrudur. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde “Temkinli ve yavaş olmak Allah’tan (cc) acele etmek ise şeytandandır” buyurmaktadır. (İbnis-Sünnîel-Îcaz)

Ankebut Suresi’nin 54. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Oysa cehennem, o inkâr edenleri gerçekten kuşatıp durmaktadır”. Saffat Suresi 176. ayette ise: “Şimdi onlar, bizim azabımızı mı acele istiyorlar”. Zariyat suresi 14. ayette ise “Tadın fitnenizi. Bu sizin pek acele isteyip durduğunuz şeydir”.

Ayetlerde de görüldüğü gibi şeytan hep insanoğlunu tahrik etmekte ve “acelecilik” silahını kullanmaktadır.