Skip to main content

Ruh Çağırmada Gelen Varlıklar Ruh mudur? Cin midir?

RUH ÇAĞIRMADA (SPRİTİZM’DE) GELEN VARLIKLAR RUH MUDUR, CİN MİDİR?

Ruhlar, insan öldükten sonrada Berzah Âlemi’ndeki yerlerine dönerler. Bunlardan kâfirlere ait olanları kesinlikle mahpustur yani hiçbir yere bırakılmazlar. Müminlerin ruhları ise derecelerine göre Cuma geceleri veya bazı özel gecelerde daha sık serbest olabilir, yakınlarını ziyaret edebilirler. Normal olarak yaşayan insanların bunların geldiğinden haberi olmaz. Ancak kişi Cenabı Hakk’ın lütfederek kalp gözünü açtığı kimselerden ise derecesine göre bu ruhları rüyada, uyku-uyanıklık arasında veya “Yakaza” (uyanıklık) halinde görebilir. Bu da müminin ferasetinden bir cüzdür. 

Ruh çağırma seanslarında çağrılan varlıklar ruh değil cindir. Bu seanslarda gelişigüzel bir cini çağırmakta ve gelen cinlerin etkisiyle insanlar çeşitli sapık inançlara yönelebilmektedirler. Bu seanslar, gelecek olan cinin gücü ve ümmeti belli olmadığından büyük tehlikelere yol açabilmektedir.
Ruh çağırma seanslarında çağrılan varlıklar ruh değil cindir. Bu seanslarda gelişigüzel bir cini çağırmakta ve gelen cinlerin etkisiyle insanlar çeşitli sapık inançlara yönelebilmektedirler. Bu seanslar, gelecek olan cinin gücü ve ümmeti belli olmadığından büyük tehlikelere yol açabilmektedir.

 

Şu halde hakiki ruhlarla da irtibat kurulabilir ama bu hiçbir zaman spritizm celselerinde gerçekleşmez. Ruh çağırmada gelenler kesinlikle cinlerdir ve genellikle de seanslarda bulunanlardan ruhsal ve bedensel yönden en zayıf olana musallat olurlar. İslam akaidi yönünden onlarla görüşmek caiz değildir. (Kütüb-i Sitte, c. 4 s. 355)

 

Bu tür spritualist celselerde, seansı düzenleyen medyumlar, gelen cinlerin kendilerine Atatürk, Mevlana vb. kişilerin tebliğlerini sunduklarını zannederek, kendilerini bu işe öylesine kaptırmaktadırlar ki tebliğde, sözde yol gösterici açıklamalarla ekonomik, sosyal ve siyasal yönden medyanın da pompalaması ile akıl bile verebilmektedirler. 

 

Cahiliye dönemimde ben de bu tür derneklere sık sık gider, toplantılarına katılır, o kişileri gözümde büyütürdüm. İslam’la müşerref olduktan sonra, bu tür seansların tamamen safsata olduğunu idrak ettim. Sunulan tebliğlere dikkat ederseniz boş laf kalabalığından ibaret olduğunu, boşlukta olan insanları yönlendirme amaçlarında olduğunu hemen sezersiniz. Çünkü büyük devlet adamı, tanınmış sanatçı kimliği ile gelen cinler, önce doğru söylemek suretiyle seansa katılanlar üzerinde güven tesis etmekte, sonrada istedikleri gibi o insanları yönlendirmektedirler. Bu iş öylesine tehlikeli boyutlara ulaşmakta ki; kişiler bir süre sonra kendilerine ulûhiyet addederek kendilerini mehdi ve hatta peygamber dahi ilan etmektedirler. 

Alıntı Kitap: Cinler Alemi - 4. Boyutun Sakinleri - Volkan Kemal Ergenekon